21/04/2026
Selçuk Artut’a göre teknolojik sanat, alışageldiğimiz gerçekliği farklı boyutlara taşıyarak, dünyayı görsel bir şölene dönüştürme potansiyeline sahip.
Siz hiç Bach’ın müziğinin matematiksel yapısına hayran olduğunu ve onun akor kalıplarından esinlenerek müzik yaptığını söyleyen bir rock grubu üyesiyle karşılaştınız mı? Ancak matematiği ve müziği derinlemesine sindirmiş bir kişi bu değerlendirmeyi yapabilir. Ben böyle bir kişiyle karşılaştım ve onu tanıma şansına sahip olduğum için de şanslıyım.

Bu Bach hayranı müzisyen Sabancı Üniversitesi Görsel Sanatlar ve Görsel İletişim Tasarımı Programı öğretim üyesi Prof. Dr. Selçuk Artut. Artut’u tam olarak tanımlayan sözcüğün hazerfen olduğu kanısındayım Başka bir deyişle "çok şey bilen/yapan" anlamına gelen Farsça kökenli bu sözcük, birden fazla bilim dalında engin bilgiye sahip olan, çok yönlü, becerikli ve yetenekli kişiler için kullanılır. Artut bu tanımı ziyadesiyle hak ediyor, çünkü akademisyen, matematikçi, müzisyen, felsefeci, çok yönlü bir sanatçı, yaratıcı kodlayıcı gibi çeşitli “şapkalara” sahip olan bir insan başka türlü nasıl tanımlanır?
Teknoloji-insan etkileşimi
Artut, tüm çalışmalarında temel hedefinin aslında sanat, teknoloji ve toplum arasındaki ilişkileri yeniden tanımlamak olduğuna dikkat çekiyor. İnsan-teknoloji ilişkileri üzerine kaleme aldığı Teknoloji-İnsan Birlikteliği isimli kitabında, teknolojinin varolan gerçekliği farklı boyutlara taşıma potansiyeline vurgu yapıyor. Kitabı yazma nedenini şöyle açıklıyor: “Bu çalışma, farklı boyutlarıyla karmaşık bir karaktere sahip olan teknolojinin ve insan doğasının ortak etkileşimlerinin kavranmasına ilişkin durumu analiz etme çabasıdır. Düzeni ve düzensizliği rasyonel yöntemlerle tanımlayarak, mümkün olabildiğince dünyayı kontrol altında tutan teknoloji, insanlara eşi benzeri görülmemiş yeni yaşam tarzları sunmaya devam edecektir.....”
Çağımızın teknolojinin yoğun etkisi altında kaldığını belirten Artut, teknolojinin gerçekliği bize sunarken nasıl bir kafa karışıklığı yarattığını ise şöyle ifade ediyor: “Dört kenarlı ekranlarla dolu hayatlarımız, ısrarla bilgi meselesi üzerinde durur ve bilgiyi sunarken, bireylerin gerçeklik algılarını farklılaştırarak onları hayrete ve kafa karışıklığına sevk etmektedir.”

Gerçekliğin bir tasarım konusu haline gelmesi
Teknoloji gerçekten de kafa karıştırıyor, çünkü gerçekliği “bükme” potansiyeline sahip. Dijital sanat yerine teknolojik sanat deyimini tercih eden Artut, bugün teknolojik sanat sayesinde insanları içinde bulundukları Kaos Dünyası’ndan çekip çıkararak sonsuz bir Dinginlik Dünyası ile tanışma şansı yaratabiliyor. Peki bunu nasıl başarıyor?
İstanbul’da geçmişin ünlü sineması, bugünün HOPE Alkazar isimli sanat merkezinde geçtiğimiz yıl düzenlediği “Sonsuza Uzanan Motifler: Yeniden Yorumlar” başlıklı etkileşimli eseri, bunun en canlı örneği. Artut bu eserinde geçmişin geometri sanatı ile günümüzün medya sanatı arasındaki bağlantılardan yararlanıyor. Mekanda ses ve görüntüyü buluşturarak, ziyaretçileri çevreyle etkileşim içinde olmaya davet ediyor. Ziyaretçiler, bir arayüz yardımıyla Artut’un hazırladığı içerikler arasından seçim yaparak geometrik desenleri değiştirebiliyor, Bach’tan esinlenerek üretilen jeneratif müziği eşliğinde “görsel ve işitsel bir hemhal olma hali” yaşıyorlar.” Artut, amacının bir Tabula rasa” yaratmak olduğunu söylüyor. Bunun anlamı insanları meditatif bir durum içine sokarak kaygılarından arındırmak. Başka bir deyişle insanı dış dünyadan soyutlamak.
Yaratıcı Kodlama ile Geometrik Desenler
Artut, geometri sanatına duyduğu ilginin nasıl geliştiğini şöyle anlatıyor: “Sanat projelerinde kendimi herhangi bir kategorizasyona koymak istemiyorum. Geleneğin o kökleşmiş şeylerini sindirip, onları dürüst ve samimi bir şekilde geleceğe aktaracak yolları bulmamız gerekiyor diye düşünüyorum. Kültür de zaten böyle inşa ediliyor. Son dönemlerde bir yandan matematik altyapım ve tutkularım neticesinde geometri sanatına ilgi duymaya başladım. Geometri bizim hayatımızda var olan bir şey. Özellikle İslamiyet bu sanatı çok sahiplenmiş durumda. Birtakım çalışmalar yapmaya başladım ve bu motifleri inceleyerek matematiksel ve geometrik analizlerini yaptım. Daha sonra da bunları bilgisayar kodlarıyla üretmeye başladım. Bu çalışmalar geçmişin değerlerini yeniden canlandırmak anlamına geliyor. Böylece sisler altında kalmış o kültürün bugüne erişimini sağlamış oldum.”
Artut’un 2-3 yıl süren bu çalışmasında ele aldığı yirmi üç değişik geometrik desen ile ilgili animasyonları nasıl yaptığını açıkladığı kitap önce New York’ta bir yayınevi tarafından yayınlandı. Daha sonra 2023 yılında Nesin Yayıncılık tarafından Yaratıcı Kodlama ile Geometrik Desenler: Sanat için Kodlama adıyla raflarda yerini aldı.
Sanat tarihine disiplinlerarası bir bakış sunan bu çalışma geometri sanatının medya sanatıyla kurduğu ilişkileri derinlemesine analiz ediyor.
Artut, giriş bölümünde kitabını şöyle tanıtıyor: “Bu kitap, geleneksel olarak tarihte boy göstermiş yirmi üç farklı geometrik deseni analiz ederek, yaratıcı kodlama yöntemleriyle üretebilmek için bir dizi iş akışı sunmaktadır....Kitap boyunca ilerleyerek, kendi benzersiz tasarımlarınızı oluşturmak için kod örnekleriyle birlikte bilgisayar tarafından oluşturulan geometrik desenleri etkin bir şekilde anlayacağınızı umuyorum....Amacım, açık kaynak işbirliğini kullanarak, geometri sanatı üzerindeki geleneksel anonim duruşu korumaktır. Paylaşmak önemsemektir!”

Müzik şapkasıyla sürdürdüğü etkinlikler
1998 yılından beri kurucu üyesi olduğu rock avangard müzik grubu Replikas ile bir çok albüm çıkarttı, yurtiçinde ve dışında çok sayıda konserler verdi. Grup şu anda etkin değil.
Selçuk Artut’un bir de RAW isimli deneysel bir bir müzik grubu var. Özyeğin Üniversitesi'nde yaratıcı kodlama ve ses üzerine dersler veren Alp Tuğan ile birlikte kurduğu grup, canlı kodlama yöntemleri ile işitsel ve görsel performanslar sergiliyor. Performansları doğaçlamaya dayalı. İkili, alışılmışın dışında, izleyicileri üretim sürecinin aktif birer gözlemcisi olmaya davet ediyor. Performansları tepe kameraları ve büyük ekranlarda yansıtılan kod görünümleri ile sahnede üretiliyor.
Çok yönü bir bilim adamı ve sanatçı nasıl olunur?
Lisans derecesini Koç Üniversitesi Matematik Bölümü’nden, yüksek lisansını Londra Middlesex Üniversitesi Ses Sanatları Bölümü’nden aldı. Doktorasını European Graduate School, Medya İletişim Felsefesi üzerine tamamladı.
İstanbul Sabancı Üniversitesi Görsel Sanatlar ve Görsel İletişim Tasarımı Programı'nda öğretim üyesi olarak görev yapan Artut, yaratıcı kodlama, yapay zekâ ve sanat, hesaplamalı sanat ve medya sanatı - sanat uygulamaları üzerine verdiği derslerle sanat ve teknoloji arasında köprü kurmaya odaklanıyor. Kariyeri boyunca altı kıtada otuzdan fazla ülkeye seyahat ederek konferanslar, sunumlar ve atölye çalışmaları düzenlemiş, sanat, teknoloji ve yaratıcı yenilik üzerine kültürlerarası diyalogları teşvik etmiştir. Şu günlerde birden fazla proje üzerinde çalışmalarını sürdürüyor. Artut’un sanat işlerini 25 Mart – 24 Nisan 2026 tarihleri arasında Terakki Vakfı Sergi salonunda devam eden kişisel sergisinde, 20 Mart – 21 Haziran 2026 tarihleri arasında Çubuklu Silolardaki karma sergide, 5 Şubat – 10 Nisan 2026 tarihleri arasında Birleşik Arap Emirliklerindeki kanvas Dubai’de kapsayıcı deneyim üzerine kurulu kişisel sergisinde görmeniz mümkün.
Kaynaklar:
https://www.youtube.com/watch?v=jLglShjGabI&list=PLAu_bhRh-4eLKOsA1wwBMldWhgXZWI-NL
https://www.youtube.com/watch?v=bz8Baoqy54s
Teknoloji-İnsan Birlikteliği-Ayrıntı Yayınevi
Yaratıcı Kodlama ile Geometrik Desenler: Sanat için Kodlama – Nesin Yayıncılık




